Sinan Oypan tarafından yazılmış tüm yazılar

Screenshot_1

2014’te Sosyal Medya Stratejisi ve İçerik Yönetimi İçin 10 İpucu

sosyal-medya-stratejisi-2014-yazı
Kullanıcı alışkanlıklarının ve teknolojinin değişmesiyle beraber sosyal ağların kullanımı ve  yönetiminde de değişiklikler oluyor ve markaların sosyal medya etkileşimlerini artırıp, geleceğe yönelik planlar yapmak için stratejilerinde bazı değişiklikler yapmaları gerekiyor.

Daha önce sosyal medya için herhangi bir strateji belirlemeyenler de 2014 yılında, bu mecralara ayırdıkları efor ve bütçeden daha verimli yararlanmak için aşağıda paylaşacağımız ipuçlarından yararlanabilirler.

Sosyal medya içerikleriniz için bir takvim hazırlayın

Sosyal medya içeriklerinizi planlamanız size ileriyi görmeniz için fırsat verecektir ve düzenli olarak paylaşım yapmanızı sağlayacaktır. Haftalık, iki haftalık ya da aylık planlar hazırlayarak, hangi gün, hangi kategoride, ne tür bir konuda içerik girebileceğinizi görebilirsiniz.

Bu planlamaları bir Excel tablosunda düzenli olarak tarihlere ve farklı sosyal ağlara göre düzenlemeniz, daha planlı bir yönetim ve raporlama yapmanızı da sağlar.

Düzenli olarak içeriklerinizi paylaşmak, sosyal medya üzerindeki kullanıcılarınızın, marka bilinirliğini de artırabilir; ancak burada unutulmaması gereken bir konu var, Facebook, Twitter ya da yer aldığınız mecralarda sürekli içerik paylaşımı yaparak sayfanızın spam yapıyor izlenimi vermesinin önüne geçmeniz gerekiyor.

Günlük ya da haftalık olarak belli bir içerik sayınız olması gerekiyor ve bu paylaşımları belirli saatlerde yaparak etkileşimlerinizi artırabilirsiniz. Facebook üzerinde paylaşım yaparken Facebook’un yeni algoritmasını da göz önünde bulundurmanız gerekiyor. Hangi içerik tipinin, ne kadar kullanıcıya erişebileceği ve nasıl etki yaratacağı değişiklik gösterebiliyor. Bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi için “Facebook’un Yeni Haber Akış Algoritmasından Markalar Nasıl Yararlanabilir?” adlı yazımıza bakabilirsiniz.

Arama motorlarında Page Rank’e etki eden sosyal ağlara yönelik çalışmalar yapın

Daha önceki yazılarımızda da değindiğimiz gibi Google+ üzerinde yayınlanan içeriklerde bulunan linkler, arama sonuçlarında göründüğü için sitelerin arama motorları üzerindeki Page Rank’lerini yükselterek, arama sonuçlarında üst sıralarda çıkmalarına yardımcı oluyor.

Pinterest de geçtiğimiz aylarda API’ını halka açmış ve bu gelişmeyle beraber Pinterest üzerinde yayınlanan içerikler arama sonuçlarında görünmeye başlamıştı. Bu da Pinterest üzerinde paylaşılan içeriklerin Google gözündeki değerini artırmaya ve doğal olarak internet sitelerinin değerini artırmaya başlamıştı.

Geçtiğimiz günlerde Rus arama motoru Yandex de Facebook ile yaptığı anlaşma ile Facebook iletilerinde yer alan içeriklerin arama sonuçlarında görüneceği duyurmuştu. Bu gelişmeyle beraber Yandex’in pazar payının yüksek olduğu ülkelerde Facebook sayfalarında paylaşılan linkler Yandex arama sonuçlarında görünecek ve bu da yine Page Rank’i güçlendirecek.

Bu gelişmeler nedeniyle, sosyal medya stratejilerinizde Facebook’un yanı sıra Pinterest, Google+’a da ağırlık vermeyi düşünebilirsiniz. Böylelikle arama sonuçlarında kullanıcıların karşısına daha çok çıkabilirsiniz.

Facebook dışındaki sosyal ağlarda da yer alın

Facebook trafik ve geri dönüş açısından en etkili sosyal mecralardan biri olsa da her sosyal ağın farklı bir kullanıcı kitlesi olduğu için bu mecralarda markanızla ilgilenen kullanıcılar olabilir ve bu sayede onlara da ulaşma fırsatınız olur.

Tabii ki farklı sosyal ağlarda yer aldıktan sonra içerik stratejinizi de bu sosyal platformların gereksinimlerine göre hazırlamanız gerekiyor. Facebook üzerinde paylaştığınız bir içerik, Twitter’ın yapısına uymayabilir, Pinterest üzerindeki içerikleriniz de Facebook’a uymayabilir. Bu nedenle hem dil olarak hem de içeriğinizin türü konusunda sosyal medya planlamanızı yaparken bu kriterleri göz önünde bulundurarak hazırlamaya özen gösterin.

Sosyal medya paylaşımlarınızda sitenize veya ürünlerinizin olduğu landing page’e yönlendirecek linkler kullanın

Yapılan araştırmalar sosyal ağlardan gelen trafiğin artmakta olduğunu ve arama motorlarından gelen organik trafiğin yavaş yavaş düşmekte olduğunu gösteriyor. Google arama sonuçlarından gelen trafik tabii ki şu an halen ağırlıkta fakat sosyal yönlendirmelerin payı da zaman içerisinde artacak.

Bu nedenle sosyal ağlardaki paylaşımlarda özel olarak hazırladığınız ürün landing page’lerine ya da sitenize yönlendirecek linkler paylaşabilirsiniz. Böylelikle buradan gelen kullanıcılar sitenizde vakit geçirebilir, sayfa görüntülenme, sitede kalınan süreyi ve geri dönüşüm oranlarınızı artırabilir.

Sosyal medya etkileşim oranlarınızı ölçümleyin

Sosyal medya hesaplarınız üzerindeki etkileşim sizin yaptığınız çalışmaların ne kadar iyi ya da kötü sonuç verdiğini ortaya koyar ve bu etkileşimlerin analizini yaparak gelecekte daha iyi sonuçlar alabilirsiniz.

Facebook’un güncellenen istatistik sayfaları ya da link kısaltma servisleri gibi araçlarla sosyal ağlardan gelen trafikleri ölçümleyebilirsiniz. Daha detaylı bilgi için “Facebook Etkileşim Oranını Ölçmek İçin 3 Formül” adlı yazımıza bakabilirsiniz.

facebok-istatisikleri

Sosyal medyada farklı içerik türlerini kullanın

Bu konuyu biraz daha açmak gerekirse, sosyal paylaşımlarınızı yaparken sadece fotoğraf ya da sitenize yönlendiren bir link haricinde içerik pazarlamasının diğer yöntemlerini de kullanabilirsiniz. Burada biraz A/B testi yapmanız gerekebilir. Bu testlerle hangi içerik tiplerinin size daha uygun olduğunu ölçümleyebilirsiniz.

İçerik pazarlaması için alternatif yöntemler kullanmak, kullanıcılara orijinal ve ilgi çekici içerikler sunmanıza yardımcı olabilir.

Kullanıcılarla etkileşime girmekten çekinmeyin

Sosyal medya kanalları kullanıcılar tarafında bir müşteri destek servisi olarak da kullanıyorlar bu nedenle, sosyal ağlarınızı yönetirken kullanıcılarla etkileşime geçmeye çalışın. Markanızla paralel bir dil oluşturarak, gelen yorum ve mesajlara yanıt vererek geri dönüş sağlayabilirsiniz. Müşterilerinizle iyi bir iletişim kurduğunuz takdirde kullanıcılar tarafından da takdir edilirsiniz ve müşteri memnuniyetinizi öne çıkardığınız için marka değeriniz de artar.

Sosyal medya yönetim araçlarını kullanın

Sosyal medya yönetim araçlarını kullanmanız tek bir platform üzerinden birden fazla sosyal mecrayı yönetmenize olanak sağlar. Buradan içerik paylaşımı yapabileceğiniz gibi, gönderilerinizin ne kadar etkileşim aldığını da gözlemleyebilirsiniz.

Sosyal medya yönetim araçları üzerinden belirli anahtar kelimeleri ve hesapları takip ederek rakip analizi ya da monitoring yapabilirsiniz. Daha detaylı bahsetmek gerekirse, markanızla ilgili bir anahtar kelimeyi seçebilir ve bu kelimeyle ilgili içerikleri doğrudan takip edebilirsiniz. Aynı şekilde rakip firmaların sosyal medya profillerini de takip ederek, rakip analizi için bu araçları kullanabilirsiniz.

Reklam bütçesi ayırın

Özellikle Facebook reklamları sayesinde markalar daha geniş kitlelere ulaşabiliyorlar. Bu nedenle hem fan sayfanızdaki kullanıcı sayısını artırmak hem de iletilerinizin daha fazla kişiye ulaşması için bu reklamlardan yararlanabilirsiniz.

Bu reklamlardan yararlanmak için belli bir bütçe ayırın ve bu bütçeyi nasıl yöneteceğiniz konusunda bir plan çıkartın. İlk kez bu işlemi yapıyorsanız büyük bütçelerle girmeden önce, daha küçük bütçelerle hangi kriterlerde hangi şekilde reklam vereceğinizin testlerini yapın. Böylelikle elinizdeki bütçeyi daha etkin kullanabilirsiniz.

Mobil reklamlar size hitap etmeyebilir ve bu nedenle buraya reklam bütçesi ayırmak sizin için mantıklı olmayabilir. Reklam konusunda hangi alana yöneleceğinize en başında karar verin. Sayfanızın takipçi sayısını mı artırmak istiyorsunuz yoksa bir kampanyanızın yer aldığı gönderiyi mi öne çıkartacaksınız ya da mobil uygulamanızın tanıtımını yapmak istiyorsunuz…

Bu kriterlere karar verdikten sonra bütçenizi daha rahat bir şekilde planlayabilir ve geri dönüşümlerinizi artırabilirsiniz.

Bu yazı ilk olarak eticaret haber ve rehber sitesi EticaretMag’da yayınlanmıştır.

Facebook Video Reklamlarını Ana Sayfada Göstermeye Başlıyor

Son aylarda Facebook, reklam modellerinde bir takım düzenlemelere giderek, gelirlerini artırma yolunda arayışlara girmişti ve bu reklam modellerinden biri de video reklamlar olmuştu. İlk duyurulduğunda birçok kullanıcının kafasında soru işareti oluşturan bu video reklamların kullanıma açılmasının 2014’e kaldığına yönelik haberler çıksa da, Facebook dün yaptığı açıklama ile video reklamları kullanıcıların ana sayfasında göstermeye başladığını duyurdu.

facebook-video-reklam
Facebook’un blogunda yapılan açıklamada, Eylül ayından beri yapılan testler sonrasında video reklamların beğeni, yorum ve paylaşım gibi etkileşimleri yüzde 10 oranında artış gösterdiği belirtiliyor. Facebook’un video reklamlarıyla markalar, hazırladıkları kısa süreli reklamlarla Facebook kullanıcılarına ulaşabilecekler.

Bu hafta içinde Facebook kullanıcılarının küçük bir kısmı Divergent adlı filmin video reklamlarını haber akış sayfalarında görmeye başlayacaklar. Otomatik olarak başlayan bu reklamlar sesi kısık bir şekilde oynayacak ve kullanıcılar isterlerse videonun üzerine tıklayarak ya da mobil cihazları üzerinde dokunarak sesini açabilecekler.

Video haber akış sayfasındaki diğer videolar gibi görünecek. Yani yeni bir sayfa şeklinde açılmayacak ve kullanıcılar dilerlerse videoyu izlemeden sayfayı aşağı kaydırabilecekler. Videonun sonunda da markayla ilgili iki video daha kullanıcıya sunulacak, kullanıcı isterse bu videoları da açarak marka hakkında detaylı bilgiye ulaşabilecek.

Mobil üzerinde ise video reklamlar cihazlar WiFi’ya bağlı oldukları takdirde görünecek. Video yüklendikten sonra kullanıcının haber akış sayfasında görünecek olan bu reklamlar WiFi ile indirileceği için kullanıcının internet paketlerinin kotasını kullanmayacak.

Facebook’un video reklamlarla ilgili yayınladığı iletiyi de aşağıda sizlerle paylaşıyoruz. Buradaki video üzerinden Facebook’un video reklam özelliğinin mobilde nasıl çalıştığını görebilirsiniz.

google-plus

Markalar Neden Google+’a Önem Vermeli?

google-plus
Google+ her ne kadar halen hem markaların hem de kullanıcıların mesafeyle yaklaştığı bir platform olsa da SEO söz konusu olduğunda markaların Google+’a önem vermesi gerekiyor.

Bir Facebook, Youtube ya da Twitter kadar aktif değil belki; ancak Gmail hesabı olan kullanıcıların çoğunun Google+ hesabının olduğunu düşünecek olursak Google+’ın aslında büyük bir potansiyele sahip olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Bu yazıda Google+’ın SEO bakımından markalara ne gibi değerler kattığına ve markaların neden bu sosyal platforma önem vermeleri gerektiğine değineceğiz.

Google Authorship, paylaşılan içeriklerin değerini artırıyor

google authorship
Alternatif içerik pazarlama yöntemlerini kullanarak sitelerine trafik yönlendirmeye çalışanların yararlanması gereken özelliklerden biri de Google Authorship. Google Authorship özelliğinden yararlanabilmek için Google+ hesabınızı, içerik girdiğiniz site ile etkileşimli hale getiriyor ve arama sonuçlarında Google+’taki resminiz ile görünüyor.

Google Authorship, tıklama oranı (CTR) ve SEO rank’inin artmasına yardımcı olurken, yazarın fotoğrafı göründüğü için yazarın veya markanın bilinirliği artırıyor. Kullanıcılar dilerlerse arama sonuçlarında çıkan yazarın resmine tıklayıp Google+ sayfasına giderek, çevrelerine o marka/kişiyi ekleyebiliyorlar.

Google+ paylaşımlarındaki +1’ler linklerin değerlerini artırıyor

Google+’ın arama sonuçlarına etkisi olduğu bir süredir bilinen bir durum. Google+ sayfasında paylaşılan linkler kullanıcılar tarafından +1’lendiği zaman arama sonuçlarında bu linklerin değeri daha da artıyor. Özellikle Google’daki aramalarınızı Google+ profiliniz açıkken yapıyorsanız, kendi çevrelerinizde bulunan kişilerin +1’lediği linkler, sizin arama sonuçlarınızda daha üst sıralarda görünüyor.

Bu nedenle Google+’ı ne kadar aktif kullanır ve kullanıcıların çevrelerinde yer alırsanız, bu kullanıcıların çevrelerindeki diğer kişilerin arama sonuçlarında da görünebilirsiniz.

Google’ın arama sonuçlarında sosyal aktivitelere de oldukça önem vermeye başlamasıyla, sosyal platformlar üzerinden içeriklerin ne kadar paylaşıldığına, okunduğuna, yararlı bir içerik olup olmadığına ve yazarın güvenilirlik durumuna göre içeriklerin öne çıkma durumunu belirliyor.

Google’ın “Bilgi Grafiği”nde Google+’ta paylaştığınız son içerikler görülüyor

google bilgi grafiği
Google’ın kullanıcılara daha fazla bilgi sunmak ve ilgili aramalar yapabilmelerini sağlayan “Bilgi Grafiği” aracı, aranan keyword ile ilgili detaylı aramaları sayfanın sağ tarafında gösteriyor. Burada şirket hakkında detaylı bilgiler gösterilmesinin yanı sıra eğer markanın Google+ profili varsa, burada markanın son yaptığı paylaşım da görülüyor.

Markanızı Google’da arayan kullanıcılar, yaptığınız paylaşımları veya Google+ üzerinden paylaştığınız kampanya ve fırsatları görebilirler. Bu nedenle Google+ profilinizi belli aralıklarla güncellemeniz, arama sonuçlarından geri dönüş almanıza yardımcı olabilir.

Google+ üzerindeki paylaşımlar, çevrelerinizdeki herkes tarafından görülebiliyor

Facebook’un fan sayfaları ile karşılaştırıldığında Google+’ın bu konuda bir adım önde olduğunu görüyoruz. Facebook yeni algoritmasıyla fan sayfalarındaki iletilerin ne kadarının hangi kullanıcılara gösterileceğini belirlemeye başlamıştı. Bu da markaların daha büyük bir kitleye ulaşmaları için, Facebook reklamlarını satın almaları anlamına geliyordu.

Ancak Google+ sayfanızı çevrelerine ekleyen kullanıcıların hepsi paylaştığınız tüm içerikleri görebiliyorlar. Türkiye’de Google+ ne kadar kullanılıyor?, Neden bu mecraya da gireyim ki? gibi soru işaretleri halen kafalarda dolaşıyor; ancak Google+’ın aylık 359 milyon aktif kullanıcıya sahip olduğunu ve markaların burada aldıkları etkileşimin 2012’nin ikinci çeyreği ile 2013’ün ilk çeyreği arasında %45,5 artığını unutmamak gerekiyor.

Ücretsiz olmasından dolayı markalar ilerleyen dönemlerdeki pazarlama stratejilerine Google+’ı da ekleyebilirler. Bir de bu sosyal ağın, arama listelerine etki yaparak sayfanın SEO değerini artırması da pazarlama stratejilerini etkileyebilecek bir faktör olarak düşünülebilir.

Bu yazı ilk olarak eticaret haber ve rehber sitesi EticaretMag’da yayınlanmıştır.

Facebook’un Yeni İstatistik (Insights) Güncellemesi Markalara Neler Sunuyor?

Sosyal medya pazarlaması söz konusu olunca şüphesiz ilk akla gelen mecra Facebook oluyor. Geçtiğimiz Mart ayında Facebook EdgeRank algoritmasıyla fan sayfalarındaki iletilerin gösterimiyle ilgili değişiklikler yapan sosyal ağ, geçtiğimiz haftalarda da haber akış algoritmasını yenileyerek özellikle markalara bir takım yenilikler sunmuştu.

Facebook yakın zaman içinde fan sayfalarındaki Insights (istatistikler) özelliğinde de bir takım yenilikler yaptı ve bu yenilikler bir öncekilere kıyasla daha detaylı analitik verileri sunuyor.

Öncelikli olarak eğer hala yenilemediyseniz, ilk olarak yöneticisi olduğunuz sayfanın İstatistikler paneline girerek güncellemeyi aktif hale getirmeniz gerekiyor. Bu işlemi tamamladıktan sonra artık yeni istatistikleri kullanmaya başlayabilirsiniz.

Genel Bakış

facebook-insights-1

İstatistikler bölümünü açtığınızda karşınıza ilk olarak “Genel Bakış” sekmesi çıkıyor. Burada son bir haftanın verilerini görebiliyor ve bir önceki hafta ile kıyaslama yapabiliyorsunuz. Sayfa Beğenmeleri, Gönderi Erişimi ve Etkileşim olmak üzere üç farklı pencere bulunuyor. Burada sayfa beğenilerinin, toplam erişimin ve etkileşimde bulunan kişilerin bir önceki haftaya kıyasla ne kadar arttığını gözlemleyebilirsiniz.

Sayfanın alt bölümünde ise en son 5 paylaşımınızı görebiliyorsunuz. Bu paylaşımların ne kadar etkileşim aldığı ve kaç kişiye ulaştığı gibi bilgiler yer alıyor. Ayrıca “Öne Çıkar” seçeneğiyle bu gönderilere reklam verebiliyorsunuz ve buradaki iletilerin üzerine tıkladığınızda o iletiyle ilgili daha fazla detaya ulaşmanız da mümkün.

Sayfa

Sayfa sekmesinin altında “Sayfa beğenmeleri” , “Gönderi Erişimi” ve “Sayfa Ziyaretleri” olmak üzere 3 farklı kategori bulunuyor. Bu üç kategoriyi de ayrı ayrı ele alalım.

Sayfa Beğenmeleri

sayfa-beğenmeleri-facebook-insights

Sayfa beğenmeleri sekmesini seçtiğinizde ilk grafiğin üzerinde “1H, 1A, 1Ç” diye bir seçenek bulunuyor ve buradan haftalık, aylık ya da çeyreklik bir zaman dilimi seçebiliyorsunuz. Zaman dilimini seçtiğinizde aşağıdaki grafikler de otomatik olarak değişiyor.

İkinci grafikte seçtiğiniz zaman dilimi içinde sayfanızı beğenenlerin oranının artışını görebiliyorsunuz. Sonraki grafikte (Net Beğenme Sayısı: Ne Değişti) ise seçilen zaman dilimi aralığında net beğenme sayınızı görebiliyorsunuz. Burada sayfanızı beğenmekten vazgeçenleri, reklamlarla gelen ve organik beğenileri görebiliyorsunuz. Son grafikte ise beğenilerin nereden geldiğini inceleyebiliyorsunuz.

Gönderi Erişimi

facebook-insights-gönderi-erişimi

Burada da haftalık, aylık ve çeyreklik raporlama yapabiliyor. Organik ve ücretli iletilerinizin kaç kişiye ulaştığını, bu iletilerin ne kadar beğeni yorum ve paylaşım aldığını görebiliyorsunuz. Üçüncü grafikte ise iletilerinizin spam olarak işaretlenip işaretlenmediğini, gizlenen iletilerinizin olup olmadığını kontrol edebiliyorsunuz. En son grafikte ise sayfanızdaki gönderilerin toplamda kaç kişiye ulaştığının verilerini elde edebilirsiniz.

Sayfa Ziyaretleri

facebook-insights-sayfa-ziyaretleri

Bu sekmede ise sayfanız üzerinde kullanıcıların hangi sekmeleri ne kadar sıklıkta ziyaret ettiklerini görebiliyorsunuz. Bir önceki sekmelerde olduğu gibi yine zaman dilimini ayarlayabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra Facebook sayfanıza hangi sayfalardan yönlendirmeler olduğunu son grafikte görebilirsiniz.

İLGİLİ REHBER: E-TİCARET ŞİRKETLERİNİN FACEBOOK SAYFA YÖNETİMİ İÇİN 7 İPUCU

Gönderiler

Tüm Gönderiler

facebook-insightstüm-gönderiler

Gönderiler sekmesi altında bulunan Tüm Gönderiler seçeneği ile sayfanızda paylaştığınız içeriklerin aldıkları etkileşimleri tek tek inceleyebilirsiniz. “Erişim” seçeneğinin yanındaki kutuya tıklayarak erişimin organik/satın alınan ve hayranlar/hayran olmayanlar gibi kriterlerle arama yapabilirsiniz. Böylelikle hangi içeriğin hangi kullanıcılara ulaştığını ve ne kadar yorum aldığını görebilirsiniz.

Bu da markanızın sosyal medya içerik stratejisini oluştururken nasıl bir yol izleyeceğiniz konusunda size fikir verecektir. Hangi içerik türlerinin, nasıl tepki aldığını ölçümleyerek ilerleyen dönemlerde bu tip sosyal medya içerikleri hazırlayabilir, aldığınız etkileşim oranını artırabilirsiniz.

Hayranlarınız Ne Zaman Çevrimiçi

facebook-insights-hayranlar-ne-zmn-online

Yeni istatistiklerin belki de en önemli özelliklerinden biri de hayranlarınızın ne zaman online olduğunu gösteren bu sekme diyebiliriz. Sosyal medyada etkileşimin yüksek olduğu zamanlarda içerik paylaşımında bulunmak marka için daha iyi sonuçlar ortaya koyacağı için markalar çeşitli testlerle kendileri için en iyi zaman aralıklarını bulmaya çalışıyorlardı.

Yeni özellikle beraber Facebook, hangi günler takipçilerinizin ne kadarının online olduğunu ve en çok hangi saatlerde markanızın paylaşımlarını gördüğünü sizlere sunuyor. Böylelikle içerik paylaşımlarında hangi saatleri ve günleri seçmeniz gerektiğini görerek stratejinizi belirleyebilirsiniz.

En İyi Gönderi Türleri

facebook-insights-en-iyi-gönderiler

Bu sekmede ise en iyi gönderim türünüzü görebilişiniz. Hangi tür paylaşımların daha çok etkileşim aldığını görmeniz, stratejinizi belirlerken size yardımcı olacaktır.

Kişiler

facebook-insights-hayranlar

Kişiler sekmesinin altında hayranlarınızın, erişilen kişilerin ve etkileşimde bulunan kişilerin demografik bilgilerine ulaşabiliyorsunuz. Bu da tabii ki size nasıl bir kullanıcı kitlesine hitap ettiğinizin bilgilerini sunuyor. Hangi şehirler ve ülkelerden takipçileriniz olduğu, bu takipçilerin yüzde kaçının kadın/erkek olduğu ve ortalama yaş bilgilerine ulaşarak içerik türünüzü, dilinizi ve paylaşımlarınızı şekillendirebilirsiniz.

Yeni istatistiklerden markalar nasıl yararlanabilir?

İstatistik verilerinin dışa aktarılabiliyor olması sosyal medya sorumlularının raporlamaları için oldukça kolaylık sağlıyor. Excel formatında da indirilebilen veriler aracılığıyla haftalık, aylık ya da çeyreklik rapor sunumları hazırlanabilir.

Bu raporların önemi ise özellikle Facebook reklamlarının kullanımında ortaya daha net bir şekilde çıkıyor. Harcanan bütçenin ne kadar bir geri dönüşüm sağladığı bu raporlamalar ile görülebilir.

Hangi içeriklerin beğenildiği, hangi içerikler sonrasında kullanıcıların sayfayı terk ettiği ya da iletiyi gizlediğini gözlemleyerek ne tür içeriklerin ilerleyen zamanlarda paylaşılacağını belirleyebilirsiniz. İçerik türüne göre hangilerinin daha çok kişiye ulaştığını görerek, etkileşim almayan içerik tiplerini paylaşmayı durdurabilirsiniz.

Paylaşım sıklığınızı ve saatlerinizi de yeni gelen istatistiklerin analizini yaparak en çok etkileşim getirecek şekilde optimize edebilirsiniz.

EdgeRank algoritmasıyla markaları Facebook reklamlarını daha çok kullanmaya yönlendiren sosyal ağ, reklamlar sonrasında ne kadar etkileşim alındığını göstermek amacıyla istatistikler konusunda markalara daha da detaylı sonuçlar sunmaya başlamış. Bu istatistiklerin analizini iyi yapan markalar Facebook’ta daha geniş kitlelere ulaşıp geri dönüşüm oranlarını artırabilirler.

Yazının içindeki fotoğraflardaki istatistikler kişisel müzik grubum Cekin’in Facebook sayfasından alınmıştır :)

Bu yazı ilk olarak eticaret haber ve rehber sitesi EticaretMag’da yayınlanmıştır.

facebook-edgerank-nedir

Facebook EdgeRank Nedir?

facebook-edgerank-nedir
Son zamanlarda Google’ın kişilerin ilgi alanları ve sürekli olarak yaptıkları aramalarla ilişkili olan sonuçları kullanıcıların karşısına çıkartarak, kullanıcılara daha kişiselleştirilmiş arama sonuçları sunuyor. Bu durumun bir benzeri de bir süredir Facebook tarafından yapılmakta.

Facebook EdgeRank olarak bilinen bu algoritma ile Facebook kullanıcılarının haber kaynağında, yani ana sayfalarında hangi iletilerin ne sıklıkta gösterileceği belirleniyor. Başka bir deyişle Facebook’taki tüm eylemler (yorum, paylaşım, içerik paylaşımı vb.) “Edge” olarak adlandırılıyor ve bu algoritma edge’leri önem derecesine göre ana sayfada sıralıyor.

Facebook’un bunu yapmasındaki neden ise gereğinden fazla içerik ve mesaj kirliliğinin önüne geçerek, kullanıcıların ilgi alanlarına göre içerikler sunmak. Özetle Facebook’ta fazla etkileşim alan iletiler haber kaynağında görüntülenirken, etkileşimi az olan iletiler daha az karşımıza çıkıyor.

Peki, Facebook EgdeRank algoritması nasıl çalışıyor?

Öncelikle bu algoritma hangi içerik tiplerinin, hangi kullanıcıya gösterilmesi gerektiğini belirliyor. Bunu yaparken de kullanıcının devamlı olarak beğendiği, yorum yaptığı ve takip ettiği kullanıcıları veya Facebook sayfalarını göz önünde bulundurarak yapıyor. Kullanıcıların beğenmedikleri veya az ilgi gösterdiği sayfaları/içerikleri algılayan algoritma, haber kaynağında bu iletileri kullanıcıya göstermiyor.

Bu algoritmanın göz önünde bulundurduğu üç kriter var: Affinity Score, Edge Weight ve Time Decay.

Affinity Score

Algoritmanın en önemli özelliklerinden biri olan Affinity Score, kullanıcının başka kullanıcılarla veya sayfalarla olan etkileşimi, yakınlık durumu, ne kadar süredir etkileşim içinde olduğu gibi kriterleri değerlendiriyor.

Kullanıcı, başkalarının paylaştıklarıyla ne kadar ilgiliyse yani bir içeriği ne kadar tıklıyor, beğeniyor, yorum yapıyor, paylaşıyor veya etiketliyorsa bu içerikler kullanıcının ilgi alanları arasında olarak algılanıyor ve bu tip içerikler kullanıcının karşısına daha çok çıkıyor. Tabii ki sadece içerik değil aynı zamanda, bu içerikleri paylaşan kişi veya sayfalarda algoritma aracılığıyla belirleniyor.

Edge Weight

Edge Weight, etkileşimlerin değerlerini ölçmeye yarıyor. Yani en basit haliyle bir içeriğe yapılan bir yorum, bir beğeniden daha fazla değer taşıyor. Facebook tüm edge weights’i inceleyerek çeşitli değişiklikler yapıyor ve hangi tür içeriklerin kullanıcıların daha çok ilgisini çekeceğini ölçümlüyor. Bu da video ve görsel paylaşımlarının sadece “link” paylaşımından daha fazla etkileşim yarattığını ortaya koyuyor.

Bunun yanı sıra bir reklam ile fan sayfasına gelen kişinin Edge değeri, Facebook’ta arama yaparak fan sayfasına gelenden daha düşük; çünkü arama yaparak bir sayfayı beğenen kullanıcı o beğendiği sayfadaki içerikleri görmeye daha isteklidir.

Time Decay

Time Decay ise en güncel içeriklerin daha ön planda olmasını sağlıyor. Bir içerik ne kadar eskiyse değeri o kadar düşüyor. İçerik kaliteli olsa dahi belli bir süre geçtikten sonra güncel olmadığı için haber kaynağındaki değeri düşerek, görüntülenmesi azalıyor.

Facebook EgdeRank markalar için neden önemli?

Bu algoritmanın gelmesiyle beraber markaların Facebook sayfalarındaki etkileşim oranlarında ciddi düşüşler yaşandı. Çünkü bu algoritma sonrasında yaklaşık olarak her 1000 Facebook güncellemesinin sadece %0,2’lik kısmı kullanıcının haber kaynağında görünüyor. Bu nedenle EdgeRank markalar için önem taşıyor.

Facebook EdgeRank değeri ölçümlenebilir mi?

Bu ölçümlemeyi yapabilecek herhangi bir araç bulunmamakta; ancak paylaşımlarının ne kadar etkileşim aldığını ve kaç kişiye ulaştığını ölçebilirsiniz. Bunu yapmak için Facebook fan sayfasında bulunan analitik aracını kullanarak hangi içeriklerinizin kaç kişiye ulaştığını ve sayfanızın ne kadar görüntülendiğini görebilirsiniz.

Ayrıca Facebook bu algoritmayı gizli tutuyor ve belli aralıklarla değiştiriyor. Bu nedenle de yorum ve beğenilerin sağladığı değer zaman zaman değişebiliyor. Algoritmanın sürekli değişiyor olması da ölçümleme yapacak bir aracın olmamasına neden oluyor.

Facebook fan sayfaları EdgeRank’e nasıl uyumlu hale getirilir

Bu algoritmayı ilginç ve farklı içerikler ürettiğinize inandırmaya çalışmak zor olduğu için, takipçilerinizin verdiği tepkileri gözlemlemek daha iyi sonuç verecektir. Sayfanızı takip edenlerin, hangi içerikleri beğendikleri, yorum yaptıkları ve hangi saat aralıklarında sayfanızda bulunduğu gibi kriterleri ele alarak Egde değerinizi artırabilirsiniz.

İçeriklerin paylaşımını basın bülteni gibi değil daha ilgi çekici bir halde paylaşmaya çalışmak ilk adım için oldukça önemli. Facebook’un insanların eğlenmek için yer aldıkları bir platform olduğunu unutmamak gerekli. Bu sebeple paylaştığınız içeriğin bir ürünü satmaktan çok, kullanıcının bu ürün hakkında konuşmasını sağlamanız gerekiyor.

Aldığınız yorum ve beğenilerin artması Affinity Score’un artmasını sağlarken, görsel ve video içerikler paylaşmanız da Edge Weight’e katkı sağlayacak. Doğru zaman aralıklarını belirleyip, iletilerinizin güncel bir şekilde haber kaynağında görünmesini sağlayarak da Time Decay’i göz önünde bulundurmuş olursunuz.